Empati Yapabilme Becerisi

Birçok kaynakta, “Empati” kelimesi, kendini kişinin yerine koyup, onu anlamaya çalışmak anlamında yer alıyor. Oysa empati sadece kendini kişinin yerine koymak değil, aynı zamanda olaya üçüncü kişi (objektif) olarak bakabilmektir. 

Birçok kez bahsedilen bir klasik örnek vardır, kendinizi sinema da film izlerken hayal edin, daha sonra kendinizi sinema filminde oynuyormuş gibi canlandırın ve oturduğunuz koltuktan kendinize bakın, son olarak oturduğunuz yerin daha arkasında oturduğunuzu ve aşağıda oturanın kendiniz, daha arkadakinin de hem oturan kendinize hemde filmde oynayan kendinize bakan yeni kendiniz olarak hayal edip düşünmeye başladığınızda bakış açılarınızın farklılık gösterdiğini fark edeceksiniz işte bu yüzden empati dediğimiz şey aslında budur. Kişilerin birbirini anlamama sorunu empati eksikliğinden kaynaklanır çünkü, asıl sorun herkesin anlaşılmak istemesinde yatar. Herkes anlaşılmak ister ve kimse anlamaya çalışmaz. Bir insanı gerçekten anlamaya çalışırsan zaten anlaşılmış olursun. Örneğin; Dinleme, belki de yok denecek kadar az kişi de rastladığımız bir eylemdir aslında. Çünkü herkes konuşmanın çok bilgili olunduğunu göstermek, çok konuşulursa çok şey anlatılacağını ispat etmenin peşindeyken bunun tam tersi dinleseler belkide çok bilgili olmasalar bile kişileri anlamaya çalıştıkları için kolaylıkla cevap verebilecekler. Kısacası etkili dinlemek, empati yapmanın en etkili yollarından biridir. Ayrıca Empati ile Sempati çok karıştırılır. Empati bir kişiyi anlayabilme sanatı iken, Sempati ise bir kişiye duyulan olumlu histir. “Toplum olarak gerçekten empati yapabiliyor muyuz,hiç düşündünüz mü ?” En büyük iletişim engelidir empati eksikliği. 

“Tolstoy der ki : insan acı duyabiliyorsa canlıdır. Başkasının acısını duyabiliyorsa insandır.”

Kısacası empatinin olmadığı yerde ne anlayış nede anlaşılma durumu olabilir. Empati kişilerle ve onların iç dünyası ile bağlantı kurabilme yeteneğidir de diyebiliriz.